Metinlerde, 375 sayılı KHK Geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen ihraç işlemlerinde 'savunma hakkı' verildiği belirtilmektedir. Ancak yine metinde bu savunma hakkının 'göstermelik' olduğu yönünde bir eleştiri de mevcuttur. Bu eleştirinin temelinde, savunma hakkının hangi temel unsurlarının eksik veya yetersiz olduğu iddiası yatmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74267

Bu eleştirinin temelinde, Anayasa m.129 ve adil yargılanma hakkı kapsamında tanımlanan 'etkili bir savunma hakkı' için gerekli olan temel unsurların eksik olduğu iddiası yatmaktadır. Bu unsurlar şunlardır: 1) Suçlamaları Öğrenme Hakkı: Etkili bir savunma için, kişinin ne ile suçlandığını, aleyhindeki iddiaların ve delillerin neler olduğunu ayrıntılı bir şekilde bilmesi gerekir. 375 sayılı KHK sürecinde, kişilere genellikle 'terör örgütleriyle iltisak veya irtibatlı olduğunuz değerlendirilmiştir' gibi genel ve soyut bir bildirim yapılarak savunma istenmektedir. Aleyhteki somut deliller (kurum kanaatinin içeriği, istihbari bilginin detayı vb.) çoğu zaman kişiye açıklanmamaktadır. 2) Delillere Erişme ve Delil Sunma Hakkı: Savunma hakkı, sadece beyanda bulunmaktan ibaret değildir. Kişinin, aleyhindeki delillere erişme, bu delillere karşı kendi lehe delillerini sunma ve tanık dinletme gibi imkanlara sahip olması gerekir. KHK sürecindeki savunma istemi, genellikle bu imkanları tanımayan, sadece yazılı bir beyan sunulmasıyla sınırlı bir sürece işaret etmektedir. 3) Yeterli Süre ve İmkan: Savunma hazırlamak için makul ve yeterli bir süre verilmesi gerekir. Metinde en az 7 gün süre verildiği belirtilse de, suçlamaların içeriği bilinmeden verilen bu sürenin ne kadar 'yeterli' olduğu tartışmalıdır. Sonuç olarak, 'göstermelik' eleştirisi; savunmanın, aleyhteki delilleri bilmeden, karşı delil sunma imkanı olmadan ve sadece soyut iddialara karşı yapıldığı, bu nedenle şekli bir prosedürden ibaret kaldığı ve savunma hakkının özünü zedelediği iddiasına dayanmaktadır.