5549 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle avukatlara getirilen 'yükümlü' statüsü ve buna bağlı ihbar zorunluluğu, AYM tarafından iptal edilmiştir. İptal kararının gerekçesinde belirtilen 'orantılılık' ilkesi ihlalinin temelinde, avukatlık mesleği için diğer yükümlülerden farklı olarak neyin eksik bırakıldığı vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74264

AYM'nin 'orantılılık' ilkesi ihlali tespitinin temelinde, avukatlık mesleğinin özel niteliği ve sır saklama yükümlülüğü göz önüne alındığında, avukatlar için diğer yükümlülerden (bankacı, noter vb.) farklı olarak herhangi bir 'ek güvence veya mekanizma' öngörülmemiş olması yatmaktadır. AYM kararının 201. paragrafında bu durum açıkça vurgulanmıştır. Avukat, müvekkiliyle olan ilişkisi gereği en mahrem bilgilere vakıf olur ve bu bilgilerin birçoğu 'meslek sırrı' kapsamındadır. İptal edilen düzenleme, avukatı, elde ettiği bir bilginin 'meslek sırrı' mı yoksa 'şüpheli işlem' mi olduğu ayrımını yaparken yalnız bırakmakta ve herhangi bir ön inceleme veya filtreleme mekanizması (örneğin Baro'nun veya bir mesleki kurulun ön onayı gibi) olmaksızın doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile MASAK'a bildirimde bulunmakla sorumlu tutmaktaydı. Bu durum, avukatı bir yandan sır saklama yükümlülüğünü ihlal etme, diğer yandan bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme riskiyle karşı karşıya bırakarak, ona 'katlanamayacağı bir külfet' yüklemekteydi. İşte bu ek güvencelerin yokluğu, yapılan müdahalenin orantısız ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı bulunmasının temel nedenidir.