Bir şoförün, çalıştığı firmaya ait tır ile firmanın bilgisi dışında kaçak eşya taşıması, ancak tıra veya dorsesine herhangi bir zarar vermemesi ve bunları geri getirmesi durumunda, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2021/804 K. sayılı kararına göre 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu oluşur mu? Neden?
Hayır, oluşmaz. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında benimsediği yaklaşıma göre, bu durumda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları gerçekleşmemiştir. TCK m.155'e göre suçun oluşabilmesi için failin, kendisine zilyetliği devredilen mal üzerinde 'zilyetliğin devir amacı dışında bir tasarrufta bulunması' veya 'devir olgusunu inkar etmesi' gerekir. Somut olayda şoföre tır ve dorse, 'nakliye yapmak' amacıyla teslim edilmiştir. Şoför, bu tır ve dorseyi satmak, rehin vermek, parçalamak gibi devir amacı dışında bir tasarrufta bulunmamış, sadece taşıdığı yükü amaç dışı kullanmıştır. Tır ve dorse üzerinde mülkiyet hakkını ihlal eden bir eylem söz konusu değildir. Sanığın eylemi, kendisine teslim edilen 'tır ve dorsede' kaçak sigara kağıdı getirmekten ibarettir ki bu eylem, tırın kendisi üzerinde devir amacı dışında bir tasarruf anlamına gelmez. Bu fiil, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında ayrı bir suç teşkil eder ve fail bu suçtan cezalandırılır. Ancak TCK m.155'in aradığı, teslim edilen malın kendisi üzerinde tasarrufta bulunma unsuru gerçekleşmediği için güveni kötüye kullanma suçu oluşmaz.