Bir trafik kazası sonrası, kaza yerine gelen belediyenin acil müdahale ekibinde görevli işçilerin, yola fırlayan ve muhafaza amacıyla aldıkları araç motorunu satmaları eylemi, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2021/790 K. sayılı kararına göre hangi suçu oluşturur? Bu suçun 'hırsızlık' suçundan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74254

Bu eylem, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre 'iştirak halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' (TCK m.155/2) suçunu oluşturur. Suçun bu şekilde nitelendirilmesinin sebebi, sanıkların suça konu motoru, 'acil müdahale ekibinde görevli olmaları' ve bu görevlerinin gereği olarak 'trafiği açmak ve muhafaza etmek amacıyla' zilyetliklerine almış olmalarıdır. Yani malın zilyetliği, kendilerine hizmet ilişkisi çerçevesinde ve belirli bir amaçla (muhafaza) hukuka uygun olarak devredilmiştir. Sanıklar, bu devir amacına aykırı davranarak malı satmışlardır. Bu eylemin hırsızlık (TCK m.141) suçundan temel farkı, zilyetliğin elde ediliş biçimidir. Hırsızlık suçunda, malın zilyetliği, malikin rızası dışında, bulunduğu yerden 'alınarak' ele geçirilir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise zilyetlik, malikin 'rızasıyla' ve hukuka uygun bir nedenle (emanet, hizmet vb.) faile devredilir; suç, bu rızai devirden sonra, devir amacına aykırı tasarrufta bulunulmasıyla işlenir. Olayda işçiler motoru çalmamış, görevleri gereği zilyetliğine almış ve sonrasında satmışlardır.