HMK m. 17'de yetki sözleşmesi yapabilecekler 'tacirler veya kamu tüzel kişileri' olarak sayılmıştır. Bir kooperatifin, 'tacir' sıfatı olmamasına rağmen, yaptığı bir sözleşmede yer alan yetki şartı geçerli midir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/21 E. sayılı kararındaki yaklaşımı, kooperatiflerin hukuki niteliği açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74247

Bu sorunun cevabı, kooperatifin hukuki niteliğinin nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. HMK m.17 sadece 'tacirler' ve 'kamu tüzel kişileri'ni saymıştır. Kooperatifler Kanunu'na göre kooperatifler, kural olarak tacir sayılmazlar (ancak bir ticari işletme işletiyorlarsa tacir sayılırlar). Aynı zamanda bir kamu tüzel kişisi de değildirler. Bu dar yorumla, bir kooperatifin yetki sözleşmesi yapamayacağı düşünülebilir. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/21 E. sayılı kararında, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kooperatifin yer aldığı bir senetteki yetki şartının geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Kararın gerekçesinde doğrudan bir tartışma olmasa da, Yargıtay'ın bu yaklaşımı, kooperatiflerin de HMK m.17 kapsamında yetki sözleşmesi yapabileceğini zımnen kabul ettiğini gösterir. Bu kabulün altında yatan mantık, kooperatiflerin ticari hayatta aktif rol oynayan, üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla kurulan ve genellikle bireysel tüketicilere göre daha güçlü konumda olan tüzel kişilikler olmasıdır. HMK m.17'nin 'zayıfı koruma' amacı düşünüldüğünde, kooperatiflerin korunması gereken 'zayıf taraf' olmadığı, aksine tacirler gibi hukuki ve ticari işlemlerde deneyimli oldukları varsayımıyla hareket edilmiş olabilir. Dolayısıyla, Yargıtay uygulamada HMK m.17'deki 'tacir' ifadesini geniş yorumlayarak, ticari hayattaki rolleri nedeniyle kooperatifleri de bu kapsama dahil etme eğilimindedir.