375 sayılı KHK Geçici 35. maddesi kapsamında hakkında 'kurum kanaati' deliline dayanılarak ihraç işlemi tesis edilen bir kamu görevlisi, bu delilin hukuki niteliği ve ispat gücü hakkında açacağı iptal davasında ne tür bir savunma yapmalıdır?
Bu durumda olan bir kamu görevlisi, açacağı iptal davasında 'kurum kanaati'nin hukuki niteliği ve ispat gücü hakkında şu savunmaları yapmalıdır: 1) Hukuki Delil Niteliği Taşımadığı: 'Kurum kanaati'nin, ceza ve idare hukukunda tanımlanmış bir delil türü olmadığını belirtmelidir. Bu kavramın, çoğunlukla sübjektif, soyut ve doğrulanmamış bilgilere dayanan 'istihbari' nitelikte bir bilgi olduğunu vurgulamalıdır. İstihbari bilgi, tek başına bir hukuki işleme veya mahkeme kararına dayanak teşkil edemez. 2) Somut Olgu ve Belgeyle Desteklenme Zorunluluğu: İdare hukukunun temel ilkeleri gereğince, bir kişinin meslekten çıkarılması gibi ağır bir idari işlemin, somut, objektif, denetlenebilir ve hukuken geçerli delillere dayanması gerektiğini savunmalıdır. 'Kurum kanaati'nin hangi somut bilgi, belge, tanık beyanı veya olguya dayandığının idare tarafından açıklanması ve ispatlanması gerektiğini talep etmelidir. Metinde belirtildiği gibi, 'kurum kanaati' olarak sunulan belgelerin çoğu zaman amirlerin kişisel görüşleri veya doğrulanmamış duyumlardan ibaret olduğu ileri sürülebilir. 3) Masumiyet Karinesi ve Lekelenmeme Hakkının İhlali: Varsayıma ve kanaate dayalı bir işlemle kişinin meslekten çıkarılmasının, Anayasa ile güvence altına alınan masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ihlal ettiğini belirtmelidir. İdare, kişinin 'iltisak ve irtibatı' olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiayı somut delillerle ispat yükü altındadır; kanaatler ispat aracı olamaz.