Dava ehliyeti, taraf ehliyeti, dava takip yetkisi ve taraf sıfatı (husumet) kavramlarını, HMK ve metinlerdeki Yargıtay kararları ışığında kısaca tanımlayarak aralarındaki temel farkları belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74242

Bu dört kavram usul hukukunun temel taşlarıdır ve aralarında önemli farklar vardır: 1) Taraf Ehliyeti (HMK m.50): Bir davada davacı veya davalı olabilme ehliyetidir. Medeni hukuktaki 'hak ehliyeti'nin usul hukukundaki karşılığıdır. Her gerçek ve tüzel kişinin taraf ehliyeti vardır. Bu, davada 'taraf' olabilme potansiyelidir. 2) Dava Ehliyeti (HMK m.51): Kişinin bir davayı bizzat veya vekili aracılığıyla yürütebilme, usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Medeni hukuktaki 'fiil ehliyeti'nin karşılığıdır. Ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan herkesin dava ehliyeti vardır. Bu, davayı 'yürütebilme' yeteneğidir. 3) Dava Takip Yetkisi (HMK m.53): Belirli bir davada, o davanın konusu olan hak üzerinde 'tasarruf etme' ve hüküm alabilme yetkisidir. Maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin yansımasıdır. Taraf ve dava ehliyeti olsa bile, iflas eden kişinin iflas masasındaki malları için dava takip yetkisi iflas idaresindedir. Bu, belirli bir davayı 'takip etme' özel yetkisidir. 4) Taraf Sıfatı (Husumet): Maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı davacı olarak talep etme (aktif husumet) veya o hakkın davalı olarak kendisinden talep edilebilmesi (pasif husumet) durumudur. Davanın esasına ilişkindir. Örneğin, bir alacak davasında davacının alacaklı, davalının borçlu olması taraf sıfatıdır. Farklar: Taraf ve dava ehliyeti ile dava takip yetkisi, davanın taraflarının 'kişiliğiyle' ilgili ve 'dava şartı' olan usuli kavramlardır. Eksiklikleri davanın usulden reddine neden olur. Taraf sıfatı (husumet) ise, davanın 'konusu olan hakla' ilgilidir ve bir dava şartı değil, davanın esasına ilişkin bir 'itiraz'dır. Sıfat yokluğu davanın esastan reddini gerektirir.