TCK m.23 gerekçesinde 'canının biraz yanması için mağdurun karın boşluğuna hafif bir biçimde vurulması hâlinde mağdurun inhibisyon sonucu' ölmesi örneği verilmiştir. Bu durumda failin, ölüm neticesinden sorumlu tutulup tutulmayacağını 'öngörülebilirlik' unsuru çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74238

Bu durumda failin, ölüm neticesinden sorumlu tutulması, 'öngörülebilirlik' unsurunun somut olaya göre yorumlanmasına bağlıdır ve genellikle sorumlu tutulmayacağı kabul edilir. TCK m.23, ağır neticeden sorumluluk için en azından 'taksir' arar. Taksirin temel unsurlarından biri de neticenin 'öngörülebilir' olmasıdır. Öngörülebilirlik, ortalama zekaya ve bilgiye sahip, makul bir insanın, failin yerinde olsaydı, o hareketin o sonucu doğurabileceğini öngörüp öngöremeyeceği ile ilgilidir. Gerekçede verilen örnekte, 'canının biraz yanması için' yapılan 'hafif' bir vuruşun, tıpta 'inhibisyon' olarak adlandırılan ve çok nadir görülen fizyolojik bir reaksiyonla ölüme yol açması, normal şartlar altında ortalama bir kişi için öngörülebilir bir sonuç değildir. Bu, tıbbi bir anomali veya beklenmedik bir durumdur. Dolayısıyla, ölüm neticesi fail açısından öngörülebilir olmadığı için, faile bu netice bakımından taksirli dahi olduğu yüklenemez. Bu durumda fail, sadece kastettiği ve gerçekleştirdiği temel fiil olan 'kasten yaralama'dan (muhtemelen TCK m.86/2 kapsamında basit yaralama) sorumlu tutulur; ölüm neticesinden sorumlu tutulmaz. Eğer vuruş 'hafif' değil de, karın boşluğuna şiddetli bir şekilde yapılsaydı, o zaman iç kanama gibi nedenlerle ölümün gerçekleşebileceği öngörülebilir hale gelecek ve sorumluluk TCK m.87/4'e kayabilecekti.