Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanun gereği resmi belge sayılan sahte e-bildirge düzenleme fiilinin, hem TCK m.204 (resmi belgede sahtecilik) hem de TCK m.244/2 (bilişim sistemine veri yerleştirme) suçlarını oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu durumda, ceza hukukunun hangi temel ilkesi gereğince fail hangi suçtan sorumlu tutulmalıdır? Açıklayınız.
Bu durumda, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi uygulanır. Bu ilkeye göre, bir fiil hem genel bir suç tanımına hem de o fiili daha özel olarak düzenleyen bir suç tanımına uyuyorsa, fail yalnızca özel normu ihlalden sorumlu tutulur; genel norm artık uygulanmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/8-1122 E., 2020/381 K. sayılı kararında benimsediği görüş de budur. Sahte bir e-bildirgenin sisteme girilmesi fiili, bir yandan 'resmi belge'de sahtecilik olarak genel bir tanıma uymakta, diğer yandan ise 'bir bilişim sistemindeki verilere müdahale ederek, mevcut verileri değiştirme veya sisteme yeni veri yerleştirme' olarak TCK m.244/2'deki çok daha spesifik bir tanıma uymaktadır. TCK m.244/2, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen bu tür sahtecilik fiillerini özel olarak düzenlediği için 'özel norm' niteliğindedir. Bu nedenle, 'özel normun önceliği' ilkesi gereğince fail, genel norm olan TCK m.204'ten değil, özel norm olan TCK m.244/2'deki bilişim suçundan sorumlu tutulmalıdır.