8. Yargı Paketi ile CMK m.141'e eklenen (l) bendi, yalnızca 'konutu terk etmemek' şeklindeki adli kontrol sonrası beraat veya KYOK alanlar için tazminat yolu öngörmüştür. Metindeki eleştirilerden hareketle, bu düzenlemenin hukuka aykırı diğer adli kontrol tedbirleri (örn: yurt dışına çıkış yasağı) veya beraatle sonuçlanmayan ancak usulsüz uygulanan (örn: dosya üzerinden karar verilen) adli kontrol tedbirleri açısından yarattığı hukuki boşluğu ve bunun Anayasa Mahkemesi'nin iş yüküne etkisini izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74176

CMK m.141'e eklenen (l) bendi, AYM'nin bir ihlal kararını (E.Y. kararı, B. No: 2018/10482) gidermeyi amaçlasa da oldukça sınırlı bir düzenlemedir. Yarattığı hukuki boşluklar şunlardır: 1) Kapsam Sınırlaması: Tazminat hakkını sadece 'konutu terk etmeme' yükümlülüğü ile sınırlandırmaktadır. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmekten yasaklanma gibi diğer adli kontrol yükümlülükleri haksız veya hukuka aykırı uygulansa bile, kişi beraat etse dahi bu yolla tazminat talep edemez. 2) Sonuç Sınırlaması: Tazminat talebini sadece 'kovuşturmaya yer olmadığına' veya 'beraatlerine' karar verilmesi haline bağlamıştır. Ancak bir adli kontrol kararı, usulüne aykırı (örneğin dosya üzerinden) verilmiş olabilir ve bu durum davanın nihai sonucundan (mahkumiyet, HAGB vb.) bağımsız bir hak ihlalidir. Bu durumda olan bir kişi, CMK m.141'e başvuramayacaktır. Bu boşluk, etkili bir iç hukuk yolu olan tazminat davasının kapsamını daraltmaktadır. Bunun sonucu olarak, hakları ihlal edilen bireyler, tazminat talepleri için doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapmak zorunda kalmaktadır. Metinde de belirtildiği gibi, bu durum bir yandan AYM'nin iş yükünü gereksiz yere artırmakta, diğer yandan da hak sahiplerinin tazminat alabilmek için yıllarca beklemesine neden olmaktadır.