Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/120 E. sayılı kararında, çocuğun cinsel istismarı (TCK m. 103) suçunda mağdurun ruh sağlığının bozulması, neden 'gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' değil de 'görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' olarak nitelendirilmiştir? Bu ayrımın cezanın belirlenmesi açısından sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74132

Bu ayrımın temel nedeni, meydana gelen ağır neticenin temel suçtan bağımsız yeni bir suç tipi oluşturup oluşturmadığıdır. 'Gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta' (örneğin yaralama sonucu ölüm), temel fiil (yaralama) ve ağır netice (ölüm) nitelik olarak birbirinden tamamen farklıdır ve ağır netice yeni, bağımsız bir suç tipi (kasten öldürme değil ama neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) yaratır. 'Görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta' ise meydana gelen ağır netice, temel suçun niteliğini değiştirmez, sadece temel suçun cezasını ağırlaştıran bir unsur olarak kabul edilir. YCGK'nın ilgili kararında, çocuğun cinsel istismarı suçunda mağdurun ruh sağlığının bozulmasının, suçun temel niteliğini değiştirmeyen, ancak fiilin haksızlık içeriğini artırarak daha ağır cezalandırılmasını gerektiren bir ağırlaştırıcı neden (nitelikli hal) olduğuna karar verilmiştir. Bu nedenle bu durum 'görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' olarak kabul edilmiştir. Cezanın belirlenmesi açısından sonucu şudur: Bu durum, bağımsız bir suç olarak değil, temel ceza belirlenirken TCK m. 61 uyarınca dikkate alınacak ve TCK m. 103/6'daki özel hüküm gereği cezanın alt sınırı (15 yıl) üzerinden ceza tayinini gerektiren bir 'artırım nedeni' olarak değerlendirilir. Cezanın hesaplanmasında diğer nitelikli hallerle birlikte gözetilir.