Yasal önalım hakkının kullanılmasına engel teşkil eden 'fiili taksim' nedir ve Yargıtay içtihatlarına göre varlığının kabulü için hangi şartlar aranır? Fiili taksim savunmasının hukuki dayanağı hangi ilkedir?
Fiili taksim, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın, paydaşlar arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın eylemli olarak bölünerek, her paydaşın belirli bir kısmı münhasıran kullanması durumudur. Yargıtay içtihatlarına göre fiili taksimin varlığının kabulü için şu şartlar aranır: 1) Paylı mülkiyete tabi bir taşınmaz olmalıdır. 2) Taşınmaz, paydaşlarca kendi aralarında fiilen bölünmüş olmalıdır. 3) Her paydaşın, kendisine özgülenmiş, bağımsız olarak kullandığı belirli bir bölüm bulunmalıdır. 4) Bu fiili kullanım durumu, uzun bir süredir devam ediyor ve tüm paydaşlar tarafından benimsenmiş olmalıdır. Eğer bu şartlar varsa ve paydaşlardan biri kendisine ayrılan bu fiili bölümü üçüncü bir kişiye satarsa, diğer paydaşların bu satışa karşı önalım hakkını kullanması, Yargıtay tarafından TMK m.2'de düzenlenen 'dürüstlük kuralına aykırılık' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı' olarak kabul edilmektedir. Yani, fiili taksim savunmasının hukuki dayanağı kanunda açık bir hüküm değil, TMK m.2'dir. Mantığı şudur: Satıştan önce bu fiili kullanıma ses çıkarmayan, durumu benimseyen paydaşın, satış gerçekleşince önalım hakkını ileri sürerek fiilen bağımsızlaşmış bu bölüme müdahale etmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.