375 sayılı KHK'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma işleminin temel gerekçesi nedir ve bu gerekçenin tespiti için aranan ispat standardı, ceza yargılamasındaki standarttan nasıl farklılaşmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74111

375 sayılı KHK Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma işleminin temel gerekçesi, kamu görevlisinin 'terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu'nun 'değerlendirilmesi'dir. Bu gerekçenin tespiti için aranan ispat standardı, ceza yargılamasındaki standarttan temelden farklıdır. Ceza yargılamasında bir kişinin örgüt üyeliği gibi bir suçtan mahkum edilebilmesi için, suçun 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle' ispatlanması gerekir (in dubio pro reo ilkesi). Bu, çok yüksek bir ispat standardıdır. Oysa 375 sayılı KHK, 'değerlendirilme' gibi daha esnek ve sübjektif bir kritere dayanmaktadır. Metinde de belirtildiği gibi, 'kurum kanaati', 'istihbari bilgiler', haklarında henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan, hatta beraat veya KYOK kararı almış kişiler hakkındaki iddialar bu 'değerlendirme' için yeterli görülebilmektedir. Bu durum, idareye ceza hukukunun katı ispat kurallarından ve masumiyet karinesinden daha farklı, daha düşük bir ispat standardıyla ve daha geniş bir takdir yetkisiyle işlem yapma imkanı tanımaktadır.