Bir elektronik verinin, örneğin bir e-postanın, 'belgede sahtecilik' suçu bağlamında 'belge' olarak kabul edilebilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/21-1065 E. sayılı kararında işaret ettiği kritik unsur nedir? Bu unsurun yokluğunda e-postanın hukuki niteliği ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74108

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında işaret edilen kritik unsur, 'güvenli elektronik imza'dır. Kararın mefhum-u muhalifinden (karşıt anlamından) çıkarılan sonuca göre, bir elektronik verinin hukuki anlamda 'belge' niteliği taşıyabilmesi ve dolayısıyla sahtecilik suçuna konu olabilmesi için 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nda tanımlanan güvenli elektronik imza ile imzalanmış olması gerekir. Güvenli elektronik imza, elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur (5070 s. Kanun m.5) ve elektronik veriyi belirli bir kişiye izafe edilebilir kılarak ona belge niteliği kazandırır. Kararda, güvenli elektronik imza ile imzalanmamış olan e-postayla gönderilen ödeme listelerinin 'resmi belge niteliğinde bulunmadığı' ve bu nedenle sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, güvenli elektronik imza unsuru yoksa, e-posta veya benzeri elektronik veriler, Ceza Hukuku'nun sahtecilik suçları bağlamında 'belge' olarak kabul edilmez. Ancak bu durum, bu tür verilerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 uyarınca bir 'delil başlangıcı' veya 'delil' olarak değerlendirilmesine engel değildir; sadece TCK m.204'ün aradığı nitelikte bir 'belge' sayılmazlar.