5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 5/3 maddesi, aile hekimlerinin elektronik ortamda tuttukları kayıtların 'resmi evrak niteliğinde' olduğunu belirtmektedir. Bu özel kanun hükmünün, bu kayıtlarda yapılacak bir sahteciliğin TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında değerlendirilmesine etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74078

Bu özel kanun hükmü, aile hekimlerinin elektronik kayıtlarında yapılacak bir sahteciliğin TCK m. 204 kapsamında 'resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturacağı yönündeki argümanı oldukça güçlendirir. Buradaki durum, genel olarak elektronik verilerin belge sayılıp sayılmayacağı tartışmasından farklıdır. Çünkü kanun koyucu, spesifik bir alanda (aile hekimliği kayıtları), spesifik bir elektronik veriyi (elektronik ortamda tutulan kayıtlar, raporlar vb.) açıkça 'resmi evrak niteliğindedir' diyerek nitelemiştir. Bu durumda, 'kanunilik' ilkesi gereği bir belirsizlikten söz etmek zorlaşır. Çünkü eylemin suç sayılabilmesi için aranan 'kanuni tanım' unsuru, TCK m. 204 ile 5258 sayılı Kanun m. 5/3 hükümlerinin birlikte okunmasıyla tamamlanmış olur. Bu özel hüküm, TCK m. 204'teki 'belge' kavramının bu özel durum için elektronik verileri de kapsayacak şekilde yorumlanmasına yasal bir dayanak oluşturur. Dolayısıyla, bir aile hekiminin gerçeğe aykırı bir bilgiyi elektronik sağlık kaydına işlemesi, resmi belgede sahtecilik suçunun maddi unsurunu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 5510 sayılı Kanun'a dayanarak e-bildirgeyi belge sayma mantığı, burada daha da güçlü bir şekilde geçerlidir.