Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi'nin 7. maddesi, elektronik ortamda sahtecilik fiillerine ilişkin nasıl bir düzenleme önermektedir? Bu düzenlemenin Türk Ceza Kanunu'ndaki mevcut durumla karşılaştırmasını yapınız.
Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi'nin 7. maddesi, 'Bilgisayar Verilerinde Sahtecilik' başlığı altında, taraf devletlerin, bilgisayar verilerini kasıtlı ve haksız olarak değiştirme, silme veya yeni veri ekleme suretiyle, hukuki açıdan orijinal veriler gibi kullanılması amacıyla farklı veriler meydana getirme fiilini suç olarak tanımlamalarını öngörür. Bu, doğrudan dijital sahteciliği hedef alan modern ve teknolojiye özgü bir suç tanımıdır. Türk Ceza Kanunu'ndaki mevcut durumla karşılaştırıldığında temel fark şudur: - **Siber Suç Sözleşmesi:** Suçun maddi konusunu doğrudan 'bilgisayar verisi' olarak tanımlar ve eylemi de 'veri ekleme, değiştirme, silme' olarak belirler. - **Türk Ceza Kanunu:** TCK'da bu şekilde özel bir 'bilgisayar verilerinde sahtecilik' suçu bulunmamaktadır. Mevcut belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204), maddi konusu 'belge' (yazılı kağıt) olan klasik bir suç tipidir. Bu nedenle, Türkiye'de elektronik sahtecilik fiilleri, ya 'kanunilik' ilkesi gereği TCK m. 204 kapsamı dışında bırakılmakta (Y. 11. CD görüşü) ya da dolaylı olarak, özel norm kabul edilen TCK m. 244 (bilişim sistemine veri yerleştirme) gibi başka suç tipleri üzerinden cezalandırılmaya çalışılmaktadır (YCGK görüşü). Sözleşmenin önerdiği açık ve özel bir suç tanımı, TCK'daki bu yasal boşluğu ve yorum sorununu ortadan kaldıracaktır.