Finansal kiralama (leasing) sözleşmesi ile bir şirkete teslim edilen makinenin, sözleşme feshedildikten sonra iade edilmemesi eylemi, TCK m. 155'in hangi fıkrası kapsamında değerlendirilir? Bu hukuki nitelemenin gerekçesini açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 155'in 2. fıkrasında düzenlenen suçun nitelikli hali kapsamında değerlendirilir. Eylem, olayın özelliklerine göre 'ticaret sebebiyle güveni kötüye kullanma' veya 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. Gerekçesi şudur: Finansal kiralama sözleşmesi, taraflar arasında ticari bir ilişki tesis eder. Bu sözleşme uyarınca, kiralanan makinenin zilyetliği, belirli bir süre kullanılması ve sözleşme sonunda iade edilmesi amacı ve güveniyle kiracıya devredilmektedir. Sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte kiracının makineyi iade etme yükümlülüğü doğar. Bu yükümlülüğe aykırı olarak makineyi iade etmemek, zilyetliğin devir amacına (belirli bir süre kullanıp iade etme) aykırı bir tasarrufta bulunmak anlamına gelir. Taraflar arasındaki ilişki, basit bir emanet ilişkisi değil, ticari faaliyet veya süreklilik arz eden bir hizmet alımı kapsamında olduğu için, eylem suçun basit halini (m. 155/1) değil, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halini (m. 155/2) oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik kararları da bu yöndedir (örn: Y. 23. CD. 2015/6413 K.).