Bir şüpheli hakkında hem 'yurt dışına çıkmama' hem de 'konutu terk etmeme' şeklinde iki ayrı adli kontrol tedbirine aynı anda karar verilmesi, 'ölçülülük' ilkesi açısından nasıl bir sorun teşkil edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74069

Bu durum, 'ölçülülük' ilkesinin bir alt ilkesi olan 'gereklilik' (zorunluluk) ve 'orantılılık' (ölçülülük dar anlamda) ilkeleri açısından ciddi bir sorun teşkil edebilir. 1. **Gereklilik İlkesi Açısından:** Gereklilik ilkesi, amaca ulaşmak için birden fazla araç varsa, hak ve özgürlüklere en az müdahale eden aracın seçilmesini emreder. 'Konutu terk etmeme' tedbiri, kişinin ülke sınırları içinde serbestçe dolaşmasını zaten engellediği için, bu tedbirin uygulandığı bir kişiye ayrıca 'yurt dışına çıkmama' yasağı konulması genellikle gereksizdir. Çünkü kişi zaten konutundan ayrılamadığı için yurt dışına çıkması fiilen imkansızdır. Bu durumda, 'yurt dışına çıkmama' tedbiri, amaca (şüphelinin kaçmasını önleme) ulaşmak için ek bir fayda sağlamayan, gereksiz bir kısıtlama haline gelir. 2. **Orantılılık İlkesi Açısından:** İki ağır tedbirin birlikte uygulanması, şüphelinin hareket özgürlüğüne yapılan müdahaleyi katmerli hale getirir. Mahkemenin, neden tek bir tedbirin (örneğin sadece konutu terk etmeme) yeterli olmadığını, ikisinin birden uygulanmasının neden zorunlu olduğunu somut gerekçelerle açıklayamaması halinde, bu durum orantısız bir müdahale olarak kabul edilir. AYM'nin Esra Özkan Özakça kararındaki mantık burada da geçerlidir; daha hafif olan diğer tedbirlerin neden yetersiz kaldığı gösterilmeden en ağır tedbirlere başvurulamaz.