Önalım davasında, davacının hak düşürücü süreyi kaçırıp kaçırmadığının tespitinde, satışı 'noter bildirimi' dışında bir yolla öğrenmesi (örneğin kiracıya çekilen ihtarname ile) üç aylık süreyi başlatır mı? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik görüşünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74065

Hayır, başlatmaz. TMK m. 733, önalım hakkının kullanılması için öngörülen üç aylık hak düşürücü sürenin başlangıcını, satışın hak sahibine 'noter aracılığıyla' bildirildiği tarihe bağlamıştır. Yargıtay'ın bu konudaki görüşü son derece istikrarlı ve nettir: Kanunun aradığı bildirim, özel bir şekle (noter aracılığıyla) tabi tutulmuştur. Bu şekil şartı bir geçerlilik şartıdır. Dolayısıyla, hak sahibinin satışı başka bir yolla, ne kadar kesin ve net bir şekilde öğrenmiş olursa olsun (örneğin, tapu kayıtlarından görmesi, alıcıyla konuşması, metindeki örnekte olduğu gibi kiracıya birlikte ihtarname çekmesi vb.), bu öğrenme, kanunun aradığı noter bildirimi yerine geçmez ve üç aylık hak düşürücü süreyi başlatmaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/16641 E. sayılı kararında da bu durum açıkça ifade edilmiştir. Noter bildirimi yapılmadığı sürece, paydaş sadece satış tarihinden itibaren işleyen iki yıllık genel hak düşürücü süreye tabidir.