Yasal önalım hakkı ile sözleşmeden doğan önalım hakkı arasında, hakkın kullanımı ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi açısından ne gibi temel farklar vardır?
Temel farklar hakkın kaynağı ve etkisinden doğar: 1. **Kaynak:** Yasal önalım hakkı, kanundan (TMK m. 732) kaynaklanır ve paylı mülkiyetin varlığına bağlıdır. Sözleşmeden doğan önalım hakkı ise, taraflar arasında yapılan bir 'önalım sözleşmesi'ne (TMK m. 735) dayanır. 2. **Üçüncü Kişilere Etkisi:** Yasal önalım hakkı, kanundan doğduğu için, herhangi bir tescil veya şerhe gerek olmaksızın, payı satın alan her üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir. Hak, mülkiyete bağlıdır. Sözleşmeden doğan önalım hakkı ise, kural olarak nispi (kişisel) bir haktır ve sadece sözleşmenin tarafı olan malike karşı ileri sürülebilir. Bu hakkın, taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi (ayni etki kazanması) için, tapu kütüğüne 'şerh' edilmesi zorunludur. Şerh yoksa, alıcıya karşı önalım davası açılamaz, sadece sözleşmeyi ihlal eden satıcıya karşı tazminat davası açılabilir. 3. **Kullanım Alanı:** Yasal önalım hakkı sadece paylı mülkiyetteki bir 'payın' satışı halinde söz konusu olur. Sözleşmeden doğan önalım hakkı ise, paylı mülkiyet olmasa bile, bir taşınmazın tamamı için kurulabilir.