Bir davanın 'taraf ehliyeti yokluğu' nedeniyle reddedilmesi ile 'dava takip yetkisi yokluğu' nedeniyle reddedilmesi arasında ne fark vardır? Kooperatif üyesinin kooperatif adına dava açması hangi yokluğa bir örnektir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74046

'Taraf ehliyeti yokluğu' ve 'dava takip yetkisi yokluğu' her ikisi de dava şartıdır ve davanın usulden reddine sebep olur. Ancak aralarında temel bir fark vardır: - **Taraf Ehliyeti Yokluğu:** Davada davacı veya davalı olarak gösterilen varlığın, hukuk düzeninde hak ve borç sahibi olabilme ehliyetinin hiç olmaması durumudur. Örneğin, tüzel kişiliği olmayan bir apartman yönetimine karşı dava açılması veya ölmüş bir kişiye dava açılması. Burada sorun, davanın 'kim' olduğundadır. - **Dava Takip Yetkisi Yokluğu:** Davanın tarafı (davacı/davalı) hukuk düzenince tanınan bir kişidir ve taraf ehliyeti vardır. Ancak o davayı yürütme yetkisi, kanun veya özel bir yetkilendirme gereği başka bir kişiye aittir. Burada sorun, davayı 'kimin yürüttüğündedir'. Kooperatif üyesinin kooperatif adına dava açması, 'dava takip yetkisi yokluğuna' bir örnektir. Çünkü: - **Taraf Ehliyeti:** Davanın tarafı olan kooperatifin bir tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti vardır. Taraf ehliyeti yokluğu söz konusu değildir. - **Dava Takip Yetkisi:** Ancak kooperatif adına dava açma ve yürütme yetkisi (dava takip yetkisi) üyelere değil, kooperatifin yetkili organlarına (yönetim kuruluna) aittir. Üye, bu yetkiye sahip olmadan dava açtığı için, dava 'dava takip yetkisi yokluğu' nedeniyle usulden reddedilir (Yargıtay 23. HD, 2017/1069 E.).