HMK m. 53'ün gerekçesinde dava takip yetkisi 'şeklî taraf kavramının bir sonucu' olarak tanımlanmıştır. Bu ifade ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, usul hukukunda 'taraf' olmanın, her zaman maddi hukuktaki hak sahibi olmakla aynı anlama gelmediğini belirtir. 'Maddi taraf', bir hakkın veya borcun sahibi olan kişidir. 'Şekli taraf' ise, davada davacı veya davalı olarak adı geçen, usuli işlemleri yapan kişidir. Çoğu zaman bu ikisi aynı kişidir. Ancak bazı durumlarda, maddi hukuktaki hak sahibi (maddi taraf) ile davayı yürüten kişi (şekli taraf) farklı olabilir. Dava takip yetkisi, işte bu ayrımın bir sonucudur. Bu yetkiye sahip olan kişi, maddi hakkın sahibi olmasa bile, kanun gereği o davada 'şekli taraf' olarak yer alır ve davayı yürütür. Örneğin, iflas idaresi, müflisin alacaklarını dava ettiğinde, alacağın maddi sahibi müflistir, ancak davayı yürüten, yani dava takip yetkisine sahip olan şekli taraf iflas idaresidir. Dava takip yetkisi, bir kişinin maddi hak sahibi olup olmadığına bakılmaksızın, usul hukuku kuralları gereği bir davayı yürütme ehliyetini ifade eder.