Güveni kötüye kullanma suçu (TCK m. 155) ile zimmet suçu (TCK m. 247) arasındaki temel ayrım noktası nedir? Bir belediye çalışanının, emlak vergisi yatırmak için vatandaştan aldığı parayı uhdesinde tutması hangi suçu oluşturur?
Güveni kötüye kullanma suçu ile zimmet suçu arasındaki temel ayrım noktası, failin sıfatı ve malın faile tevdi edilme nedenidir. - **Zimmet Suçu (TCK m. 247):** Failin mutlaka 'kamu görevlisi' olması ve suç konusu malın, faile 'görevi nedeniyle' zilyetliğinin devredilmiş olması gerekir. Suç, kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine karşı işlenir. - **Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK m. 155):** Fail herhangi bir kişi olabilir. Malın zilyetliği ise kişisel bir güven ilişkisine (sözleşme, hizmet, ticaret vb.) dayalı olarak devredilir. Suç, kişiler arasındaki güven ilişkisine ve mülkiyet hakkına karşı işlenir. Bir belediye çalışanının, emlak vergisi yatırmak için vatandaştan aldığı parayı uhdesinde tutması zimmet suçunu oluşturur. Çünkü para, belediye adına ve kamu görevinin (vergi tahsilatı) ifasıyla bağlantılı olarak kendisine teslim edilmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2012/6626 E. sayılı kararında da Tarım Kredi Kooperatifi yetkili memurunun üyelerden topladığı parayı zimmetine geçirmesi eyleminin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma değil, zimmet suçu olduğu belirtilmiştir. Eğer aynı belediye çalışanı, bir arkadaşından kişisel bir borcunu ödemesi için para alıp harcarsa, bu durumda zimmet değil, güveni kötüye kullanma suçu oluşur.