TCK m. 155/2 kapsamında 'hizmet ilişkisi'nin varlığının kabulü için Yargıtay'ın aradığı 'süreklilik' unsurunu, serbest çalışan bir muhasebecinin yanında çalışan bir kişinin eylemini değerlendiren Yargıtay 15. Ceza Dairesi kararı (2012/21614 E.) üzerinden açıklayınız.
Yargıtay, TCK m. 155/2'deki 'hizmet ilişkisi'nin, suçun nitelikli halini oluşturması için taraflar arasında belli bir devamlılık ve süreklilik arz etmesi gerektiğini kabul etmektedir. Anlık, geçici ve tek seferlik iş görmeler genellikle bu kapsamda değerlendirilmez. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2012/21614 E. sayılı kararında, muhasebecinin yanında çalışan sanığın, müşterinin sigorta primlerini yatırmak üzere aldığı parayı mal edinmesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay bu olayda, sanığın eyleminin yanında çalıştığı muhasebeciye karşı değil, doğrudan üçüncü kişi olan müşteriye karşı işlendiğini belirtmiştir. Sanık ile müşteri arasında kanunun aradığı anlamda sürekli bir hizmet ilişkisi yoktur; müşteri hizmeti muhasebeciden almaktadır. Sanığın bu parayı alması, hizmet ilişkisinin bir gereği değil, o anki bir işlemden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Yargıtay, sanık ile müşteri arasında TCK m. 155/2 anlamında bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, eylemin suçun basit hali olan TCK m. 155/1 kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bu karar, hizmet ilişkisinin fail ile mağdur arasında doğrudan ve sürekli bir bağ gerektirdiğini göstermektedir.