HMK m. 17'nin gerekçesinde bahsedilen 'iltihaki sözleşmeler' ne anlama gelmektedir ve bu sözleşme türünün yetki sözleşmelerine getirilen sınırlama ile ilgisi nedir?
'İltihaki sözleşmeler' (katılmalı sözleşmeler veya standart form sözleşmeler), taraflardan birinin (genellikle ekonomik olarak daha güçlü olan taraf - banka, sigorta şirketi, büyük satıcı vb.) önceden tek taraflı olarak hazırladığı ve diğer tarafın (tüketici, küçük işletme vb.) içeriğini müzakere etme imkanı olmaksızın sadece 'kabul et ya da etme' seçeneğiyle karşılaştığı sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde, zayıf tarafın sözleşme koşullarını, özellikle de yetki şartını değiştirme şansı yoktur. HMK m. 17'nin getirdiği sınırlamanın temel nedenlerinden biri tam olarak budur. Kanun koyucu, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayan, yani hukuken daha zayıf kabul edilen kişilerin, bu tür iltihaki sözleşmelerle, kendileri için ulaşımı zor ve masraflı olabilecek, güçlü tarafın belirlediği bir mahkemede dava açmaya veya davalı olmaya zorlanmasını önlemek istemiştir. Bu nedenle, sadece hukuken eşit konumda sayılan tacirler ve kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmasına izin vererek zayıf olan tarafı korumayı amaçlamıştır.