Bir bonoda borçlunun tacir olmadığı, ancak bononun üzerinde 'ihtilaf halinde Ankara Mahkemeleri yetkilidir' şeklinde bir kaydın bulunduğu durumda, alacaklının Ankara'da başlattığı icra takibine karşı borçlunun yetki itirazı nasıl sonuçlanmalıdır?
Borçlunun yetki itirazının kabul edilmesi gerekir. Bonoya konulan bu tür kayıtlar, bir 'yetki sözleşmesi' niteliğindedir. HMK m. 17, yetki sözleşmesi yapma ehliyetini sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri için öngörmüştür. Olayda borçlu tacir olmadığı için, bu yetki sözleşmesi HMK m. 17 uyarınca geçersizdir. Takip, genel yetki kurallarına göre yapılmalıdır. İİK m. 50 uyarınca, takip borçlunun yerleşim yerinde veya bononun ödeme yerinde (TTK'ya göre belirtilmemişse düzenleme yerinde) yapılabilir. Ankara bu yerlerden biri değilse, Ankara İcra Daireleri yetkisizdir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/12885 E. sayılı kararında tam da bu durum ele alınmış ve 'borçlunun tacir olmadığı anlaşıldığından takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK’nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi geçersizdir' denilerek yetki itirazının kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.