6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden önce (1086 sayılı HUMK döneminde) tacir olmayan iki gerçek kişi arasında imzalanmış ve yetki şartı içeren bir sözleşmeye dayalı olarak HMK döneminde açılan bir davada yetki itirazı nasıl değerlendirilmelidir? HMK m. 448'in 'derhal uygulanırlık' ilkesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74034

Bu durumda yetki sözleşmesi geçersiz kabul edilir. HMK m. 448, usul kanunlarının 'tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı' ilkesini benimser. Yetki itirazı, davanın açıldığı andaki usul kurallarına göre değerlendirilir. Dava, HMK döneminde açıldığı için, yetki itirazı da HMK hükümlerine göre incelenir. HMK m. 17, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayanların yetki sözleşmesi yapmasını yasaklamıştır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/12885 E. sayılı kararında da bu durum, '...itirazın, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK’nun 17. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.' şeklinde açıkça ifade edilmiştir. Sözleşmenin eski kanun döneminde yapılmış olması, 'tamamlanmış bir işlem' olarak kabul edilmez çünkü yetki itirazı usule ilişkin bir konudur ve davanın açılmasıyla gündeme gelir. Dolayısıyla, HMK'nın derhal uygulanırlık ilkesi gereği, HUMK döneminde geçerli olan bu yetki şartı, HMK döneminde açılan bir davada geçersiz sayılır.