Netice sebebiyle ağırlaşmış suç (TCK m. 23) bağlamında, failin meydana gelen ağır netice açısından 'olası kastla' hareket etmesi ile 'taksirle' hareket etmesi arasında ne fark vardır? Göze yapılan bir darbenin görme kaybına neden olması örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74023

Failin ağır netice açısından olası kastla mı yoksa taksirle mi hareket ettiğinin tespiti, sorumluluğun ve cezanın belirlenmesi açısından kritiktir. Aradaki fark, failin ağır neticeyi öngörüp öngörmediği ve bu neticeyi kabullenip kabullenmediği noktasındadır. - **Olası Kast (TCK m. 21/2):** Fail, eyleminin kastettiğinden daha ağır bir neticeye yol açabileceğini 'öngörmesine rağmen', 'olursa olsun' diyerek, yani sonucu kabullenerek eylemini gerçekleştirirse olası kastla hareket etmiş olur. Bu durumda, doğrudan ağırlaşmış suçtan (örneğin TCK m. 87/2) sorumlu tutulur. TCK m. 23'e göre bir değerlendirme yapılmaz. - **Taksir (TCK m. 22/2):** Fail, eyleminin ağır bir neticeye yol açabileceğini objektif olarak 'öngörebilir' durumda olmasına rağmen (dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık), bu sonucu öngörmemişse (basit taksir) veya öngörmüş ama gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmişse (bilinçli taksir), ağır neticeden taksirle sorumlu olur. **Örnek:** Göze yapılan bir darbenin görme kaybına neden olması durumunda; eğer fail, attığı yumruğun gözü çıkarabileceğini veya körlüğe sebep olabileceğini öngörmüş ve 'kör olursa olsun, umurumda değil' diyerek vurmuşsa, görme kaybı neticesinden olası kastla sorumludur. Ancak fail, böyle bir sonucu öngörmemiş fakat hekim gibi dikkatli ve özenli bir kişinin böyle bir darbenin bu sonuca yol açabileceğini öngörmesi gerekirse, bu durumda failin ağır netice açısından taksiri vardır ve sorumluluğu TCK m. 23 ve m. 87/2 üzerinden belirlenir.