Sözleşmeden doğan önalım hakkı ile yasal önalım hakkı arasındaki temel fark nedir? Sözleşmeden doğan önalım hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için ne gereklidir?
İki hak arasındaki temel fark, kaynağıdır. Yasal önalım hakkının kaynağı doğrudan kanundur (TMK m. 732) ve paylı mülkiyet ilişkisinin varlığına bağlıdır. Sözleşmeden doğan önalım hakkının kaynağı ise, taşınmaz maliki ile hak sahibi arasında yapılan 'önalım sözleşmesi'dir (TMK m. 735, TBK m. 240 vd.). Sözleşmeden doğan önalım hakkının, taşınmazı sonradan iktisap eden üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için, bu hakkın tapu kütüğüne 'şerh' edilmiş olması gerekir (TMK m. 735/2). Eğer önalım sözleşmesi tapuya şerh edilmemişse, bu hak sadece sözleşmenin tarafı olan (taşınmazı satan) malike karşı ileri sürülebilir ve bir tazminat hakkı doğurur; taşınmazı satın alan üçüncü kişiye karşı dava açılarak mülkiyetin devri talep edilemez. Şerh, hakkı ayni bir etkiyle güçlendirerek herkese karşı ileri sürülebilir hale getirir. Şerhin etkisi, şerh tarihinden itibaren en fazla 10 yıldır.