Gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmamasına rağmen, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılan bir arama sonucu elde edilen delillerin hukuki akıbeti ne olur? Bu deliller yargılamada kullanılabilir mi?
Bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı delil niteliğindedir ve yargılamada kullanılamaz. CMK'ya göre arama, kural olarak hakim kararıyla yapılması gereken ve özel hayata müdahale eden ağır bir koruma tedbiridir. Savcı veya kolluk amirinin arama emri verme yetkisi, sadece 'gecikmesinde sakınca bulunan haller' için öngörülmüş istisnai bir yetkidir. Eğer somut olayda böyle bir hal yoksa, yani hakime başvurmak için yeterli zaman varken bu yola gidilmemişse, savcının verdiği arama emri yetkisizlik nedeniyle hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı bir aramada elde edilen deliller de 'zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur' ilkesi gereğince hukuka aykırı hale gelir. CMK'nın amir hükümleri (m. 206/2-a, m. 217/2, m. 230/1-b, m. 289/1-i) uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller hükme esas alınamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 tarihli, 2009/7-160 E. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiş; gecikmesinde sakınca hali somut olarak gerekçelendirilmeyen bir arama sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve yargılamada kullanılamayacağına hükmedilmiştir.