İptal edilen düzenlemenin avukatları bir 'muhbir' konumuna soktuğu eleştirisinin hukuki dayanağı nedir? Bu durum avukatlık mesleğinin hangi temel ilkesini zedeler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74002

Bu eleştirinin hukuki dayanağı, avukatın müvekkiline karşı olan 'sadakat' ve 'sır saklama' yükümlülüğü ile devlet adına bilgi toplama görevi arasındaki temel çelişkidir. Avukat, müvekkilinin haklarını ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Bu ilişki mutlak bir güvene dayanır. Müvekkil, avukatına anlattığı her şeyin gizli kalacağından emin olmalıdır. Şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü ise avukatı, müvekkilinin aleyhine olabilecek bir durumu, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında devlete (MASAK) bildirmekle görevlendiriyordu. Bu durum, avukatı müvekkilinin sırlarını devlete ifşa eden bir 'muhbir' veya 'istihbarat elemanı' konumuna sokmaktadır. Bu durum, avukatlık mesleğinin en temel ilkelerinden olan 'bağımsızlık' ilkesini zedeler. Avukat, ne devletin bir ajanı ne de müvekkilinin suç ortağıdır; o, yargının bağımsız bir unsurudur. Müvekkili aleyhine devlete raporlama yapma zorunluluğu, bu bağımsız konumu ve müvekkille arasındaki güven ilişkisini yok eder.