CMK m. 329, beraat eden sanığın yargılama giderlerinin katılana yükletilebilmesi için hangi istisnai durumu öngörmektedir? Bu maddedeki 'sabit olma' şartından ne anlaşılmalıdır?
CMK m. 329, 'Suç uydurup iftirada bulunduğu sabit olan kimse, bu nedenle yapılmış giderleri ödemeye mahkum edilir' hükmünü getirerek istisnai bir durum öngörmektedir. Bu hükme göre, katılanın (veya şikayetçinin) sanığa kasten suç isnat ederek, yani TCK m. 267 (iftira) veya m. 271 (suç uydurma) kapsamına giren bir eylemle soruşturma veya kovuşturmaya neden olduğu anlaşılırsa, beraat eden sanığın yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) bu kişiye yüklenebilir. Maddedeki 'sabit olma' şartının ne anlama geldiği tartışmalıdır. Bir görüşe göre, bu kişinin iftira veya suç uydurma suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı alması gerekir. Diğer bir görüşe göre ise, sanığın beraat ettiği davayı gören mahkemenin, katılanın iftirada bulunduğuna kanaat getirerek bu yönde bir tespit yapması ve suç duyurusunda bulunması yeterlidir, ayrı bir mahkumiyet kararı beklenmez. Metindeki analiz, ikinci görüşün CMK'nın lafzına daha uygun olabileceğini ancak hakkaniyet açısından sorunlu olduğunu belirtmektedir. Zira iftira davasından beraat eden bir kişinin, daha önce ödediği yargılama giderlerini geri alamaması mülkiyet hakkı ihlali yaratabilir. Bu nedenle en hakkaniyetli çözüm, giderlerin önce Hazineden karşılanması, iftira suçundan mahkumiyet kesinleşince kişiden tahsil edilmesidir.