375 sayılı KHK'nin geçici 35. maddesi kapsamında yapılan ihraçlarda 'kurum kanaati'nin hukuki niteliği ve delil değeri nedir? Yargı kararlarında bu kavrama nasıl yaklaşılmaktadır?
'Kurum kanaati', 375 sayılı KHK kapsamında yapılan ihraçlarda sıkça kullanılan bir gerekçedir. Ancak hukuki niteliği ve delil değeri son derece tartışmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'kurum kanaati' genellikle personelin amirlerinin görüşleri, çalışma arkadaşlarından toplanan bilgiler veya istihbari nitelikteki raporlardan oluşur. Bu bilgiler, somut, objektif ve hukuken denetlenebilir delillerden ziyade, sübjektif değerlendirmeler ve duyumlara dayanır. Yargı kararlarında ve hukuk doktrininde, 'kurum kanaati' olarak adlandırılan bilgilerin istihbari mahiyette olduğu ve tek başına bir hukuki işleme dayanak teşkil edemeyeceği kabul edilmektedir. Hukuk devletinde bir kişinin temel haklarını (kamu hizmetine girme hakkı gibi) ortadan kaldıran bir işlemin, varsayımlara veya soyut kanaatlere değil, somut ve hukuken geçerli delillere dayanması gerekir. Bu nedenle, 'kurum kanaati' başka somut delillerle desteklenmedikçe, ihraç işlemi için tek başına yeterli bir gerekçe oluşturmaz ve idari yargıda iptal davasına konu edildiğinde hukuka aykırılık sebebi olarak değerlendirilebilir.