Bir finansal kiralama (leasing) sözleşmesi kapsamında kiracıya teslim edilen iş makinasının, sözleşme feshedilmesine rağmen iade edilmemesi eylemi hangi suçu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Bu eylem, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) veya ticaret sebebiyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) suçunu oluşturur. Finansal kiralama sözleşmesi, taraflar arasında ticari bir ilişki veya süreklilik arz eden bir hizmet ilişkisi kurar. Bu sözleşme uyarınca mal (iş makinası), belirli bir süre kullanılması ve süre sonunda iade edilmesi amacıyla kiracıya teslim edilmektedir. Sözleşmenin feshiyle birlikte kiracının malı iade etme yükümlülüğü doğar. Bu yükümlülüğe aykırı olarak malı iade etmeyip kendi uhdesinde tutması veya üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunması, zilyetliğin devir amacına aykırı bir davranıştır. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/6413 K. sayılı ve Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/21846 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, finansal kiralama sözleşmesi gereği iade edilmesi gereken malın, fesih ihtarının tebliğine rağmen süresinde iade edilmemesi, güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halini oluşturur. Mahkemelerin bu durumu hukuki bir ihtilaf olarak görüp beraat kararı vermesi Yargıtay tarafından bozulmaktadır.