Güveni kötüye kullanma suçunda (TCK m. 155) 'zilyetliğin devri' kavramının önemi nedir? Babasına muhafaza için teslim edilen bir malı, oğlunun satması halinde hangi suç oluşur? Gerekçesiyle açıklayınız.
Güveni kötüye kullanma suçunda 'zilyetliğin devri' kilit bir kavramdır, çünkü bu suçun temelini, malın zilyetliğinin mağdur tarafından faile rızai olarak devredilmesi oluşturur. Suçun oluşabilmesi için malın zilyetliğinin, bizzat suçu işleyecek olan kişiye, muhafaza etmesi veya belirli bir şekilde kullanması amacıyla tevdi edilmiş olması gerekir. Zilyetlik devredilmemişse veya başka birine devredilmişse, bu suç oluşmaz. Metinde verilen örnekte, babasına muhafaza için teslim edilen bir malı, oğlunun satması halinde güveni kötüye kullanma suçu değil, hırsızlık suçu (TCK m. 141) oluşur. Çünkü malın zilyetliği oğula değil, babasına devredilmiştir. Oğlu, mal üzerinde hukuki bir zilyetlik hakkına sahip değildir. Malı, zilyet olan babasının hakimiyet alanından onun rızası dışında aldığı için eylem hırsızlık suçunun unsurlarını taşır.