Yetkinin kesin olmadığı bir davada, davalı taraf yetki itirazında bulunmazsa ne olur? Yetki itirazının usulüne uygun olarak ileri sürülmesi için hangi şartların yerine getirilmesi gerekir?
HMK m. 19/4 uyarınca, yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Yani, davalının sessiz kalması, açıldığı mahkemenin yetkisini zımnen kabul ettiği anlamına gelir. Yetki itirazının usulüne uygun olarak ileri sürülmesi için ise HMK m. 19/2'deki şartlar yerine getirilmelidir: 1. **Süre:** Yetki itirazı, ilk itirazlardan olduğu için cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. 2. **İçerik:** Yetki itirazında bulunan taraf, sadece mahkemenin yetkisiz olduğunu belirtmekle yetinemez; aynı zamanda 'yetkili mahkemeyi', eğer birden fazla yetkili mahkeme varsa 'seçtiği mahkemeyi' de bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, yani yetkili mahkemeyi göstermeden yapılan bir yetki itirazı dikkate alınmaz. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/5506 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kesin yetki durumu yoksa ve taraflar usulüne uygun yetki itirazı ileri sürmemişse, mahkeme re'sen yetkisizlik kararı veremez ve davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.