Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Esra Özkan Özakça kararında (B. No: 2017/32052) vurguladığı 'ölçülülük' ilkesi, 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbiri açısından ne anlama gelmektedir?
AYM'nin Esra Özkan Özakça kararında (§ 83) vurguladığı üzere, 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbirinin ölçülü sayılabilmesi için, tutuklamaya alternatif olan ve temel hak ve özgürlükler üzerinde daha hafif müdahale teşkil eden diğer adli kontrol tedbirlerinin (örneğin imza atma, yurt dışına çıkış yasağı vb.) yetersiz olması gerekir. Metinde de belirtildiği gibi, adli kontrol tedbirlerinin tutuklamaya göre daha az kısıtlayıcı olması, bu tedbirlerin otomatik olarak ölçülü olduğu anlamına gelmez. Ölçülülük ilkesi, somut olayın koşulları değerlendirilerek, temel hak ve hürriyetlere en az sınırlama getiren tedbirin tercih edilmesini gerektirir. Konutu terk etmeme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ciddi bir müdahale olduğundan, daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kaldığının kararda gerekçelendirilmesi zorunludur.