Bir anonim şirket esas sözleşmesinde, yönetim kurulu üyelerinin şirketin işletme konusu dışında işlem yapamayacağına dair bir hüküm bulunmaktadır. Bu hükme rağmen bir yönetim kurulu üyesi, şirketin konusuyla ilgisiz bir alanda şirketi borç altına sokan bir sözleşme imzalamıştır. Bu işlemin geçerliliği ve şirketin sorumluluğu ne olur? TTK m. 371/2'nin bu duruma etkisini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73251

Bu işlem, kural olarak geçerlidir ve şirketi bağlar. TTK m. 371/2, ultra vires ilkesini yumuşatarak, şirketin temsile yetkili olanların işletme konusu dışında yaptığı işlemlerin de şirketi bağlayacağını hükme bağlamıştır. Bu hüküm, emredici niteliktedir ve esas sözleşmeye konulacak aksine bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Esas sözleşmeye konulan 'işletme konusu dışında işlem yapılamaz' şeklindeki bir hüküm, sadece şirketin iç ilişkisi (şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişki) açısından bir anlam ifade eder ve yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna yol açabilir. Ancak bu hüküm, dış ilişkide, yani şirketle işlem yapan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu varsayılır. Şirketin bu işlemle bağlı olmaktan kurtulabilmesinin tek yolu, üçüncü kişinin bu işlemin konu dışı olduğunu bildiğini veya halin icabından bilmesi gerektiğini ispatlamasıdır. Sadece esas sözleşmede böyle bir hükmün varlığı, üçüncü kişinin kötü niyetini ispat için yeterli değildir. (Bkz: sen.av.tr, '6102 Sayılı Kanun Kapsamında Ultra Vires İlkesinin Uygulanması')