Anayasa Mahkemesi'nin Yunis Karataş (26.01.2023, B. No: 2021/34231) kararı ışığında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında 'terör suçu' işleyen her kişinin otomatik olarak 'terör suçlusu' sayılıp sayılmayacağını ve bu ayrımın koşullu salıverilme hükümlerinin (TMK m. 17/4) uygulanması açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73215

Anayasa Mahkemesi'nin Yunis Karataş kararına göre, 'terör suçu' işleyen her kişi otomatik olarak 'terör suçlusu' sayılmaz. Bu iki kavram arasında hukuki bir ayrım bulunmaktadır. 'Terör suçu', TMK m. 3 ve m. 4'te tanımlanan ve belirli amaçlar doğrultusunda işlenen suç kategorileridir. 'Terör suçlusu' ise TMK m. 2'de tanımlanmıştır ve bir kişinin terör suçlusu olarak kabul edilebilmesi için ya bir terör örgütünün mensubu olması (kuran, yöneten, üye) ya da örgüte mensup olmasa bile örgüt adına suç işlemesi gerekmektedir. Dolayısıyla 'terör suçlusu' sıfatının temel ön koşulu, ortada varlığı kanıtlanmış bir 'örgüt'ün bulunmasıdır. AYM, Yunis Karataş kararında, başvurucunun mahkum olduğu fiilin (Anayasayı ihlal) TMK kapsamında bir terör suçu olmasına rağmen, yargılama makamlarının TCK m. 220'deki unsurları (hiyerarşi, devamlılık vb.) taşıyan bir örgütün varlığını tespit etmediğine dikkat çekmiştir. TMK m. 17/4'te düzenlenen ve koşullu salıverilmeyi tamamen ortadan kaldıran ağırlaştırılmış infaz rejimi ise 'terör suçluları' için öngörülmüştür. Bu durumda, bir kişi terör suçu işlediği için mahkum olsa bile, eğer TMK m. 2'deki tanıma uyan bir 'terör suçlusu' değilse (yani ortada bir örgüt yoksa veya kişinin örgütle bağı ispatlanamamışsa), hakkında TMK m. 17/4 uygulanamaz. AYM, 'terör suçlusu' kavramının bu şekilde 'kanunilik' ilkesine (Anayasa m. 38) aykırı ve öngörülemez biçimde geniş yorumlanamayacağını, örgüt varlığı tespit edilmeyen bir olayda failin 'terör suçlusu' sayılarak koşullu salıverilmeden mahrum bırakılmasının hak ihlali olduğuna karar vermiştir. (Bkz: sen.av.tr, 'Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Terör Suçu ve Terör Suçlusu Kavramları')