Bir arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmemiştir. Yüklenicinin inşaatı büyük ölçüde tamamlamasına rağmen, tapuda halen arsa sahibi adına kayıtlı olan ve ileride yükleniciye devredilecek bağımsız bölümler üzerine, arsa sahibinin şahsi borçları nedeniyle üçüncü kişi alacaklılar (bankalar) tarafından haciz konulmuştur. Yüklenici, bu hacizlerin kaldırılmasını talep edebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2021/802, K. 2023/434 sayılı kararı ışığında, tapuya güven ilkesi ve üçüncü kişi alacaklının iyiniyeti kavramlarını tartışarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73209

Yüklenici, bu hacizlerin kaldırılmasını talep edemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2021/802, K. 2023/434 sayılı kararında belirtildiği üzere, uyuşmazlığın temelini tapu siciline güven ilkesi oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni bir hak (bu durumda haciz hakkı) kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Hacizlerin konulduğu tarihte tapu kaydında kat karşılığı inşaat sözleşmesine dair bir şerh bulunmadığından, alacaklı bankaların, tapu kaydına güvenerek işlem yapmaları iyiniyetli bir davranış olarak kabul edilir. Bankaların, haciz koydurdukları taşınmaz üzerinde fiili bir araştırma yaparak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığını veya bu yerin yükleniciye ait olduğunu araştırmaları beklenemez. Yüklenicinin, sözleşmeyi tapuya şerh ettirmeyerek bu riski üstlendiği kabul edilir. Dolayısıyla, tapunun aleniyeti ve tapuya güven ilkeleri gereği, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki bankaların haczinin geçerli olduğu ve kaldırılamayacağı sonucuna varılır. Yüklenicinin hak talebi, sözleşmenin tarafı olan arsa sahibine karşı yöneltilebilir.