Ticari bir satışta, satıcı temerrüde düştüğünde alıcının seçimlik hakları nelerdir? TBK m. 212'deki özel düzenlemenin, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73125

Satıcının temerrüdü halinde, kural olarak borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler (TBK m. 117 vd.) uygulanır. Yani alıcı, ya aynen ifayı ve gecikme tazminatını isteyebilir ya da ek bir süre vererek (veya süre vermenin gereksiz olduğu durumlarda) aynen ifadan vazgeçip müspet zararının (ifaya olan güven nedeniyle uğradığı zarar) tazminini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir ve menfi zararının (sözleşmenin geçersizliğinden doğan zarar) tazminini talep edebilir. Ancak TBK m. 212/2, 'zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlar' için özel bir kural getirmiştir. Bu özel kural, bir karineye dayanır: Bu tür ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse, alıcının devir isteminden (aynen ifadan) vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının (müspet zarar) giderilmesini istediği 'kabul edilir'. Yani, alıcının genel hükümlerdeki gibi ek süre vermesine veya seçimlik hakkını kullanmasına gerek kalmaksızın, kanun onun ifadan vazgeçip tazminat istediğini varsayar. Bu, ticari hayatın hız ve güven ihtiyacından kaynaklanır. Ancak bu bir adi karinedir. Eğer alıcı, bu karinenin aksine, malın devredilmesini (aynen ifayı) istemeye devam etmek niyetindeyse, bu niyetini belirlenen sürenin bitiminde 'hemen' satıcıya bildirmek zorundadır. Aksi takdirde sadece tazminat isteme hakkı kalır. (Bkz: TBK m. 212)