Taşınır satışında, satılanın yarar ve hasarının alıcıya geçiş anı kural olarak ne zamandır? Alıcının malın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi veya satıcının malı alıcının isteği üzerine başka bir yere göndermesi durumlarında bu kural nasıl değişir? İlgili TBK maddelerini belirterek açıklayınız.
Türk Borçlar Kanunu'nun 208. maddesi uyarınca, kural olarak satılanın yarar ve hasarı, taşınır satışlarında zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir. Zilyetlik devredildiği anda yarar ve hasar alıcıya geçer. Ancak bu kuralın kanunda belirtilen iki önemli istisnası vardır: 1) Alıcının Devralmada Temerrüdü: Alıcının, kendisine usulüne uygun olarak sunulan malın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi halinde, fiilen bir zilyetlik devri olmasa dahi, 'zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine' satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer. Yani, mal alıcının fiili hakimiyetine girmese bile, devralmadaki kusuru nedeniyle malda meydana gelebilecek hasarlardan alıcı sorumlu olur. 2) Başka Yere Gönderme (Gönderme Satışı): Satıcı, alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. Bu durumda, malın taşıma sırasında uğrayacağı hasardan satıcı değil, alıcı sorumlu olur. Bu hükümler, sözleşme veya teamül ile aksi kararlaştırılmadıkça uygulanır. (Bkz: TBK m. 208)