Bir ceza davasında, sanık ve tanıkların beyanları arasında çelişkiler bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi, bu çelişkileri sanık aleyhine yorumlayarak mahkumiyet kararı vermiştir. Sanık, duruşma talepli istinaf başvurusunda bulunmuştur. BAM Ceza Dairesi'nin, bu dosyayı duruşma açmadan, 'delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı' gerekçesiyle reddetmesi, İHAM'ın Deliktaş/Türkiye kararındaki hangi temel ilkeye aykırılık oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73092

Bu durum, İHAM'ın Deliktaş/Türkiye kararında vurgulanan, istinaf mahkemesinin delilleri 'doğrudan doğruya' değerlendirme (principle of immediacy) yükümlülüğüne aykırılık oluşturur. Karara göre, bir davanın sonucu büyük ölçüde sanığın ve tanıkların beyanlarının güvenilirliğine ve bu beyanlar arasındaki çelişkilerin nasıl yorumlandığına bağlıysa, bu sübjektif delillerin değerlendirilmesi için duruşma açılması esastır. İlk derece mahkemesi, tanıkları ve sanığı bizzat dinleyerek, onların tavır ve davranışlarından bir izlenim edinerek bir karar verir. İstinaf mahkemesi, bu doğrudan izlenimden yoksundur. Bu eksikliği telafi etmeden ve delilleri yeniden doğrudan değerlendirmeden, sadece dosya üzerinden ilk derece mahkemesinin 'değerlendirmesinin yerinde' olduğuna karar vermesi, istinafın maddi vaka denetimi görevini yerine getirmemesi anlamına gelir. İHAM'a göre, özellikle sanığın suçlamaları reddettiği ve delillerin çelişkili olduğu bu gibi durumlarda, duruşma açılması adil yargılanma hakkının bir gereğidir. (Bkz: sen.av.tr, 'İstinaf İncelemesinin Duruşmasız Yapılması Sorunu')