CMK m. 280'in mevcut yapısı, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açma yetkisini nasıl konumlandırmaktadır? Makale yazarının bu düzenlemeye yönelik 'son çare' eleştirisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73082

Makale yazarına göre, CMK m. 280/1'in mevcut yapısı, duruşma açılmasını birincil bir yöntem olarak değil, adeta diğer usuli seçenekler tüketildikten sonra başvurulacak bir 'son çare' olarak konumlandırmaktadır. Maddenin fıkraları incelendiğinde, BAM'ın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddi (a), hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddi (b, c, d) veya kararın bozulması (e, f) gibi kararları öncelikli olarak verebileceği görülmektedir. Duruşma hazırlığına başlanması ise bu bentlerden sonra gelen (g) bendinde düzenlenmiştir. Yazar, bu sıralamanın, kanun koyucunun BAM'ları öncelikle dosyayı duruşma açmadan bitirmeye teşvik ettiği, duruşma açmayı ise istisnai bir durum olarak gördüğü şeklinde yorumlanabileceğini belirtmektedir. Bu durum, istinafın maddi vaka denetimi yapma ve 'iki dereceli yargılanma hakkı'nı sağlama fonksiyonuyla çelişmektedir. Yazar, bu 'son çare' anlayışına katılmadığını, BAM'ların iş yoğunluğu gibi gerekçelerle duruşma açmaktan kaçınmasının hukuki bir dayanağı olmadığını ve özellikle delillerin tartışmalı olduğu dosyalarda duruşma açılmasının bir kural olması gerektiğini savunmaktadır. (Bkz: sen.av.tr, 'İstinaf İncelemesinin Duruşmasız Yapılması Sorunu')