Bir ceza davasının istinaf incelemesinde, sanık atılı suçu işlemediğini iddia etmekte ve ilk derece mahkemesinin tanık beyanlarını yanlış değerlendirdiğini ileri sürmektedir. BAM Ceza Dairesi, CMK m. 280/1-a'ya dayanarak 'ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu' gerekçesiyle duruşma açmadan istinaf başvurusunu esastan reddedebilir mi? İHAM'ın Deliktaş/Türkiye kararındaki 'delillerin doğrudan değerlendirilmesi' ilkesi açısından durumu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73067

İHAM'ın Deliktaş/Türkiye kararındaki ilkeler ışığında, BAM Ceza Dairesi'nin bu şekilde karar vermesi adil yargılanma hakkının ihlali riskini taşır. İHAM içtihadına göre, kanun yolu merciinin bir davayı hem maddi (delil) hem de hukuki yönden incelemesi ve sanığın suçluluğu veya suçsuzluğu hakkında genel bir değerlendirme yapması gerektiğinde, sanığın bizzat dinlenmesi ve sunduğu delillerin doğrudan değerlendirilmesi esastır. Özellikle sanığın suçlamayı reddettiği ve mahkumiyetin tanık beyanları gibi sübjektif, yeniden değerlendirmeye ve yorumlanmaya muhtaç delillere dayandığı durumlarda, istinaf mahkemesinin tanıkları ve sanığı yeniden dinlemeden, sadece dosya üzerinden 'ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi yerindedir' demesi, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesine ve istinafın maddi vaka denetimi yapma fonksiyonuna aykırı düşer. BAM, ilk derece mahkemesinin delil takdirinin doğruluğunu denetlerken, o delillerin oluştuğu duruşma ortamından ve yargıcın doğrudan izleniminden yoksundur. Bu eksikliği gidermenin ve sağlıklı bir maddi vaka denetimi yapmanın en etkili yolu duruşma açmaktır. Duruşma açmadan verilen ret kararı, istinafı etkisiz bir kanun yolu haline getirme ve iki dereceli yargılanma hakkını zedeleme potansiyeli taşır. (Bkz: sen.av.tr, 'İstinaf İncelemesinin Duruşmasız Yapılması Sorunu')