Yargıtay, bir anonim şirketin, 5580 sayılı Kanun kapsamında 'özel öğretim kurumu' işletmek üzere kurulmuş olmasına rağmen, ana sözleşmesinde açıkça yazılı olmasa da hem özel okul hem de dershane (etüt merkezi) işletebileceğini ve bu iki şirketin rakip sayılacağını kabul etmiştir. Bu kararın temelinde, 6102 sayılı TTK'nın getirdiği hangi ilkenin yorumu yatmaktadır?
Bu kararın temelinde, 6102 sayılı TTK ile terk edilen 'ultra vires' ilkesi ve bunun yerine geçen, tüzel kişilerin hak ehliyetinin geniş yorumlanması ilkesi yatmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/5179 E., 2017/6911 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 6102 sayılı Kanun ile ticaret şirketlerinde ultra vires ilkesi kaldırılmıştır. Bu, şirketlerin hak ehliyetinin, artık ana sözleşmelerinde yazılı işletme konuları ile sınırlı olmadığı anlamına gelir. Şirketler, ana sözleşmelerinde yazılı olmasa bile, kanuna ve ahlaka aykırı olmamak kaydıyla her türlü hukuki işlemi yapabilirler. Kararda, 'özel okul' ve 'dershane'nin her ikisinin de 5580 sayılı Kanun'a göre 'özel öğretim kurumu' üst başlığı altında yer aldığı, dolayısıyla aynı ticari faaliyet alanı içinde kaldığı belirtilerek, şirketin bu iki alanda da faaliyet gösterebileceği kabul edilmiştir. Bu yorum, şirketlerin ticari hayattaki esnekliğini artırmayı ve katı şekilcilikten uzaklaşmayı amaçlayan yeni TTK'nın ruhuna uygundur. (Bkz: sen.av.tr, '6102 Sayılı Kanun Kapsamında Ultra Vires İlkesinin Uygulanması' ve ilgili Yargıtay kararı özeti)