Ceza İnfaz Hukukunda, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' (CİK m. 107/4) ile 'örgüt adına işlenen suç' (TCK m. 6/1-j) kavramları arasında bir anlam farkı var mıdır? Yoksa bu iki ifade aynı durumu mu nitelemektedir? Kanun koyucunun farklı terimler kullanmasının olası nedenlerini makaledeki görüşler doğrultusunda tartışınız.
Makaledeki analize göre bu iki kavram arasında teorik bir fark olduğu savunulabilir. 'Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' ibaresi, genellikle örgütün varlığını sürdürmek, amaçlarını gerçekleştirmek için planlı ve sistematik eylemlerini ifade eder ve bu suçları işleyenlerin tipik olarak örgütle organik bir bağı (kurucu, yönetici, üye) olduğu düşünülür. 'Örgüt adına suç işleme' ise, kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasa bile, örgüte yarar sağlama veya örgütün talimatı/isteği doğrultusunda hareket etme iradesiyle bir suç işlemesini ifade eder. İlkinde aidiyet, ikincisinde ise bir nevi temsil veya yarar sağlama iradesi ön plandadır. Ancak makalede, kanun koyucunun bu iki farklı kavramı neden farklı kanunlarda ve farklı bağlamlarda kullandığı, aralarında net bir ayrım yapmadığı ve yasal düzenlemelerde yeknesaklık sağlamadığı eleştirilmektedir. Bu durumun, 'kanunilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkeleri açısından sorunlu olduğu, uygulamada bu iki kavramın sıklıkla birbirinin yerine kullanıldığı ve bu durumun keyfi veya çelişkili sonuçlara yol açabildiği belirtilmektedir. Neticede, bu kavramsal karmaşa, özellikle infaz rejiminin belirlenmesinde hukuki belirsizlik yaratmaktadır. (Bkz: sen.av.tr, 'Örgüt Suçlarında Kavramsal Sorunlar...')