Ceza yargılamasında bir bilirkişi raporu alınmış, ancak bu rapor tarafların kusur durumuna ilişkin 'asli kusurlu', 'tali kusurlu' gibi hukuki değerlendirmeler içermektedir. Hakim bu rapora dayanarak hüküm kurabilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18.01.2016 tarihli kararında belirtildiği gibi, bu tür raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir rapor alınması zorunlu mudur?
Hakim, bilirkişi raporundaki teknik tespitlere (hız, fren mesafesi vb.) dayanarak hüküm kurabilir, ancak rapordaki 'asli/tali kusurlu' gibi hukuki nitelemelere dayanarak hüküm kuramaz. Çünkü bu nitelemeler hakimin yetki alanındadır. Bilirkişinin bu yöndeki görüşü hakimi bağlamaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18.01.2016 tarihli, 2015/2911 E. sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, kusur tespitinin bizzat hakimin yetki ve görevi kapsamında bulunmasına göre, bilirkişi raporları arasındaki farklılıkların (özellikle kusur değerlendirmesi yönünden) her seferinde yeni bir rapor alınması yolu ile giderilmesi zorunlu ve hatta mümkün değildir. Hakim, dosyadaki tüm teknik verileri ve diğer delilleri (tanık beyanları, olay yeri krokisi vb.) kendisi değerlendirerek, tarafların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarını belirlemeli ve normatif kusur değerlendirmesini kendisi yapmalıdır. Raporlar arasındaki çelişki teknik bir konuda ise yeni rapor alınabilir, ancak hukuki niteleme olan kusur konusundaki çelişki, hakimin takdir yetkisini kullanarak çözmesi gereken bir sorundur. (Bkz: sen.av.tr, 'Ceza Yargılamasında Bilirkişinin Kusur Değerlendirmesinin Hukuka Aykırılığı')