Bir ticari uyuşmazlıkta, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Taraflardan biri, geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmazsa, bu durumun daha sonra açılacak davadaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından sonucu ne olur? 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na göre açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #73005

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, daha sonra açılacak davada aleyhine bir yaptırımla karşılaşır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 11. fıkrasına göre, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda, toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir. Bu taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile, yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca, bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Bu düzenlemenin amacı, tarafları arabuluculuk sürecine katılmaya teşvik etmek ve sürecin amacına ulaşmasını sağlamaktır. Eğer her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, bu durumda açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Dolayısıyla, arabuluculuk sürecine katılım, sadece bir dava şartı olmanın ötesinde, davanın mali sonuçları açısından da önemli bir yükümlülüktür. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'İhtiyari Arabuluculuk Zorunlu Arabuluculuk')