Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1551 E. sayılı kararındaki karşı oyda, HMK'daki usul ihlallerinin tek başına bozma nedeni sayılamayacağı savunulurken, bu görüşün günümüz Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun temel felsefesiyle çelişen yönü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #72988

Bu görüş, 6100 sayılı HMK'nın temel felsefesi olan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan 'usuli güvencelerin' önceliği ile çelişir. Eski HUMK dönemindeki anlayış, daha çok maddi gerçeğe ulaşmayı hedefler ve usul hatalarını ancak sonucu etkilemişse önemli görürdü. Yeni HMK ise, yargılama sürecinin kendisinin adil olmasını birincil hedef olarak belirlemiştir. Hukuki dinlenilme hakkı, sözlülük, doğrudan doğruyalık gibi ilkeler, sadece sonuca ulaşmak için birer araç değil, bizatihi korunması gereken temel haklardır. Bu nedenle, HMK m. 184 ve 186 gibi bu hakları somutlaştıran usul kurallarının ihlali, sonucun doğru olup olmadığına bakılmaksızın, yargılamanın adil olmadığı anlamına gelir. Karşı oy, eski kanunun felsefesini yansıtırken, çoğunluk görüşü yeni HMK'nın adil yargılanma odaklı felsefesine uygundur.